Lida - Online Lida Satışı ve Bilgi Kaynağı

Şeker Hastalığında Yediklerinize Dikkat Edin

No Comments »

Eğer hastanın şeker düzeni ayarlı bir halde ise, yani kan şekeri 150 mg. in altında ve idrardaki şeker miktarı da en az bir düzeyde ise hastaya verilecek şekerli besinler 5 kısma bölünür. Bir bölümü sabah kahvaltısında, 2 bölümü öğle yemeğinde, geri kalan 2 bölümü de akşam yemeğinde yedirilir. Meselâ 150 gram karbonhidratlı besin verilecekse bunun, 1/5′i olan 30 gram kahvaltıda, 2/5′i olan 60 ar gramı da öğle ve akşam vemeklerinde yedirilebilir. Bu sağlıklı bir kişi beslenme öğününe benzer bir beslenmedir. Hasta bunun dışında şeker dengesini bozacak nitelikte başka bir şey yememelidir.

Yiyecek olursa ve bu besinlerin şeker durumu ayarsız ve oynak ise, hastada sık sık acıkma varsa günlük şeker miktarı 8′e bölünür. 1/8′i kahvaltıda, 1/8′i saat 10′da, 2/8′i öğle yemeği ve 1/8′i saat 17 de, 2/8′i akşam yemeğinde ve 1/8′i de yatarken verilmelidir. Meselâ hastaya günde 160 gram karbonhidrat verilecekse bunun 20 şer gramı 4 kahvaltıda, 40 kar gramı da öğle ve akşam yemeklerinde verilir. Bu suretle kan şekerinin fazla yükselmesi, ya da düşmesi önlenmiş olur.

Hasta günlük karbonhidrat miktarının en az 1/3 ünü ekmek, ve hattâ, kepekli ekmek ile almalıdır. Yani en az 100 gram ekmek yemelidir. Günde 20 gram karbonhidrat sağlayan 100 gram patates te verilmesi uygun bir tedbir olur. Geri kalan şekerler kuru hububat ve meyve ile tüketilir. Hasta kepekli ekmek ve patates ile birçok değerli vitamin ve madenleri almış olur. Bunun yanında alınan Lida Yosun Kapsülleri hastanın tokluk hissi duymasına ve alacağı kiloları durdurmasına yardımcı olur. Şeker hastalığı beslenmesinde hem mideyi doldurarak tokluk duygusu vermesi, hem günlük ihtiyacı sağlaması, hem de, daha birçok vitamin ve madenler sağlaması bakımından taze sebzelerin de önemi vardır. Domates, yeşil biber, hıyar, marul gibi bir kısım sebzelerde, şeker dengesini bozmayacağı için, çiğ olarak bolca verilebilir.

Kilolu Kişilerde Kanser Riski

No Comments »

Kilolu Kişilerde Kanser Riski

Şişmanların kansere yakalanma riski fazladır. Bu kişilerde kanser riski normal kişilere göre % 200 daha fazladır. İdeal vücut ölçülerine inmek faydalıdır.
Yağı mümkün olduğu kadar azaltmalıdır. Fazla yağ ile beslenmenin prostat, meme, rahim, testis, yumurtalık, rektum ve kalın bağırsak kanserlerindeki riski arttırdığı tespit edilmiştir. Yağ oranı yüksek olan pasta, kek ve kurabiye gibi gıdalardan kaçınmak gerekir. Süt ürünleri, süt, yoğurt ve peynir yağsız veya az yağlı yenmelidir.
Kepekli ekmek, baklagil ve sebze gibi posalı lifli gıdalar bağırsaklarda yıkıcı faaliyet gösteren bakterilere fırsat vermez. Kanser riskini azaltır. Haftada birkaç gün kuru bakliyat tüketilmelidir ( Mercimek, nohut, kuru fasulye gibi).
Mevsiminde yenen taze sebze ve meyveler kansere karşı koruyucudur. Bal kabağı, kereviz sapı, semizotu, taze narenciyeler, taze Hindistan cevizi, brokoli, karnabahar, dut, ahududu, böğürtlen, yer fıstığı, üzüm, enginar, havuç, sarı biber, Trabzon hurması, taze domates, lahana, taze süt ürünleri, doğal yoğurt, kabuklu pirinç, üzüm çekirdeği, dere otu, biberiye, zencefil, taze nane, haç hurması, limon, yulaf, buğday, polen, ceviz, çam fıstığı, kuşburnu, sarımsak, kırmızı soğan, taze soğan, denizlerin temiz beyaz etli balıkları, kırmızı pancar, Çin turpu, soya fasulyesi, baklagiller, sızma zeytinyağı, ısırgan otu ve tohumu, yeşil çay, temiz kaynak suları, hindiba, kepek ve kepekli ürünler, yeşil lifli yapraklı sebzeler ve kaya şekerinin kansere karşı koruyucu etkileri vardır. Zencefile kokusunu veren gingenol adlı maddenin bağırsak kanserinin yayılmasını yavaşlattığı bildirilmektedir.
Yemekleri hazırlarken kızartma, kavurma ve tütsüleme zararlıdır, eti yüksek ısıda kısa zamanda değil, düşük ısıda uzun zamanda pişirme yöntemi tavsiye edilmektedir. Haşlama, ızgara ve fırında pişirilen yemekler tercih edilmelidir.