Selenyum metali güçlü bir antioksidan olmasına rağmen vücudunuzda doğrudan antioksidan olarak hareket edecek miktarda bulunmaz. Bunun yerine selenyum, bedenin her yerinde üretilen güçlü okside edici ajanlar olan peroksitleri parçalayan çeşitli enzimlerin aktif bölgesinde durur. Ancak şimdiye kadar yetersiz selenyumun kanser riskini artırdığına ya da selenyum desteklerinin kanseri önlediğine dair ikna edici çok az bulgu ortaya konuldu.
Selenyum ve kronik hastalık üzerine yapılan birkaç araştırma kanser oranında bir azalma olduğunu gösterirken, diğerleri göstermedi. 1980′lerde selenyum, Finlandiya’da gübrelere eklendi. Finlandiya’da toprak (dolayısıyla da beslenme) selenyum açısından fakirdi. Kandaki selenyum düzeyleri büyük oranda arttı, ancak kanser oranlarında oynama olmadı. Bunun aksine Kanserin Beslenme Yoluyla Engellenmesi Araştırması yorumlaması zor bazı faydalar gösterdi.
Araştırma 1.300 yaşlı gönüllü üzerinde yapıldı. Gönüllülerin yarısı dört yıldan biraz uzun bir süre günde 200 mcg selenyum aldı. Selenyumun söz konusu araştırmanın incelemek üzere yola koyulduğu cilt kanseri üzerinde bir etkisi olmadı. Cilt kanseri hem selenyum hem de plasebo alanlarda eşit oranlarda görüldü. Ancak araştırma sırasında selenyum alanlar arasında daha az kişi kanserden öldü ve daha az kişide akciğer, kolorektal ve prostat kanseri görüldü. Araştırmacılar bu sonuçların teyit edilmesi için daha geniş kapsamlı bir deney yapılmasını istediler. SELECT adı verilen bu deneylerden biri 200 mcg selenyum ve 400 mg. E vitaminin birlikte veya tek başına prostat kanserini önlemeye yardım edip etmediğini inceliyor. Sonuçları 2021’den önce beklenmiyor.
Kas 10
