Mar 09
Genellikle sadeyağ olan besinler, enerji ve yağda eriyen vitaminleri sağlamaları dışında tek yönlü besinlerdir. Normal alman yağın % 90-95′i emilir. 100 gr. kadar yağ alındığında Lida ile sindirim ve emilim problemi olmaz. Enerji sarfının fazla olduğu durumlarda günde 250 gr. kadar yağ alınabileceği bildirilmiştir.
Kolesterol, yağ benzeri bir madde olup insan vücudu için gereklidir. Bu madde D vitamini, safra asitleri ve cinsiyet hormonlarının oluşmuşunun hammaddesidir. Lida ile Vücut için gerekli kolesterolün büyük bir kısmı vücut hücreleri ve özellikle karaciğerde yapılmaktadır. Az miktarı gıdalarla dışarıdan alınır. Alınan miktar vücutta imal edilen kolesterolün % 10′undan daha azdır. Günlük alınan kolesterol tahmini olarak 450-750 mg.dır. Süt ürünlerinden alınan miktar 100 mg.’ı geçmemektedir. Yağ ihtiva eden hayvansal gıdalarda kolesterol vardır.
Kolesterolü kanda artıran etken, tüketilen yağın fazla olması ve kolesterolce zengin gıdaların alınmasıdır. Kolesterolün kanda artması kalp krizi tehlikesini artırmaktadır. Böyle tehlikeyi azaltmak için Lida ile gıdalarla alınan kolesterolün 300 mg.’ı geçmemesi tavsiye edilmektedir; bu da dengeli beslenmeyle sağlanabilir. Alınan yağ miktarı sağlık açısından çok önemlidir. Alınan fazla yağ, ağırlığın yanı sıra, kanda kolesterolü artırır. Bu da kalp ve damar rahatsızlıklarına sebep olur.
Yağların bir kısmı kandaki kolesterolü yükseltirken bir kısmı da düşürmektedir. Süt yağı bu bakımdan yararlı görülmektedir. Süt çok önemli temel gıdamızdır ve soframızdan eksik edilmemelidir.
Şub 16
1968′de sekiz yaşında bir erkek çocuğun ve iki aylık bir bebeğin beyin kanamasından ölmesi Kilmer McCully adlı Bostonlu patologu düşünmeye itti. Her iki çocukta da protein yenildiğinde ortaya çıkan yan bir ürün olan homosisteinin kullanılmasında genetik kusurlar vardı. Her ikisinde de hasar görmüş, kolesterolle tıkanmış damarlar bulunuyordu. McCully bu çocuklardaki yüksek seviyedeki homosisteinin atar damarlarındaki problemlerin nedeni olup olmadığını merak etti ve aynı şeyin yetişkinlerde de tıkalı damarlara neden olabileceği hipotezini ortaya attı. McCully’nin fikri kalbi besleyen damarların kolesterolle dolu plaklar tarafından nasıl tıkandığını açıklayan yeni bir teori olarak karşılanmaktan ziyade önce alaya alındı sonra da görmezden gelindi. Otuz yıl sonra homosisteine kalp hastalığında yüksek bir risk unsuru olarak bakılıyor.
Burada vitaminler ve Lida‘ nın rolü devreye giriyor, çünkü üç B vitamini B6, B12 ve folik asit homosisteinin zararsız amino asitlere dönüştürülmesine yardımcı oluyor. Bu vitaminlerin birinin ya da daha çoğunun eksik alındığı bir beslenme homosistein seviyesinin yükselmesine ve muhtemelen de kalp hastalığı riskinin artmasına neden oluyor. Bu nedenle yeterli folik asit, B6 ve B12 vitamini alımı kendinizi kalp hastalığından korumanız için bir başka beslenme stratejisidir.
Oca 31
Lidaweb sitesinde yine önemli bir konuya değinilmiş. İlgili yeni bir Lida başlığında bahsedilen konu soda ve onun türevlerinin yemek sonrası Lida kullanıcılarına sağladığı rahatlıktan bahsediyor. Maden Suyu Faydaları ve Lida isimli başlıktaki yazıdan bir alıntı yapmak istedik.
Maden suyu zengin mineral içeren bir su. Normal suya göre kıyasladığımız zaman ekstradan içerdiği özellikle kalsiyum, magnezyum gibi mineraller sağlık açısından son derece yararlı. Her gün 2-3 su bardağı, hatta daha fazla içilebilir. Maden suları sindirimi kolaylaştırıyor, ama sanıldığı gibi zayıflatma özelliği yok. Fakat dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Kronik böbrek yetersizliği olan hastalar fazla miktarda maden suyu tüketmemeli. Lida ile ise her zaman maden suyu tüketilmeli. Çünkü bazen maden suyunun içerdiği mineral tuzları fonksiyonları bozulmuş böbreklere zarar verebilir.
Eskiden maden suları şekerli ve meyveli (boyalı!) olarak satılamazdı; yasaktı çünkü. Ama maalesef onlara da izin çıktı, anlı şanlı bilim (!) insanlarımızın zorlaması ile. Böylece doğal maden sularımızı da bozduk elbirliği ile. Boyalı maddelerin zararlarını bir tarafa bırakın, bir kere bu tip şekerli maden suları daha fazla idrara çıkmamıza neden oluyorlar. Yani susuzluğumuzu giderelim derken daha fazla susuz kalıyoruz. Üstelik bunun farkında da olamıyoruz çoğu kez.
Bu faydalı yazıyı Lida kullanıcılarının okuması ve maden suyunu Lida ile birlikte kullanmalarını tavsiye ediyoruz.
Oca 24
• Daha fazla vitamin ve mineral. Gerçek tahıllarla karşılaştırıldığında, karabuğday mineral bakımından (özellikle de çinko, bakır ve manganez bakımından günlük tavsiye edilen miktarın yüzde 13′ünden 89′una kadar) daha zengindir.
• Daha sağlıklı yağ içeriği. Gerçek tahılların aksine, karabuğdayın düşük yağ içeriği daha çok tekli doymamış yağ asitlerini (zeytinyağını kalp dostu yapan yağ asidi çeşididir) içerir.
• Daha sağlıklı nişasta ve lif içeriği. Gerçek tahıllardaki (arpa dışında) lif genelde çözülmeyen türdenken, karabuğdayın içerdiği diyetsel lifin büyük çoğunluğu yulafı kalbe faydalı yapan çözülen çeşididir ve kandaki kolesterolü düşürür ve kalın bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltır. Read the rest of this entry »
Oca 14
Lida Çocuğun sağlıklı olarak doğması annenin beslenmesi ile ilgilidir. Annenin beslenmesinin doğan çocuğun sağlığı üzerindeki etkisini iki kademede incelemek mümkündür.
Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar, gebelik öncesinde yetersiz ve dengesiz beslenmenin ölü ve anormal doğumları artırdığını göstermiştir. Çeşitli insan toplulukları üzerinde yapılan incelemeler de gebelik öncesi kronik olarak yetersiz ve dengesiz beslenenlerde ölü ve erken doğumların, vücut organları arızalı olarak doğanların ve doğduktan sonra hemen ölenlerin daha çok sayıda olduğunu işaretlemektedir.
Gebelik süresince yetersiz ve dengesiz beslenen topluluklarda ölü doğumların, gelişmeden doğanların ve doğar doğmaz ölenlerin sayısının yeterli ve dengeli beslenen topluluklara göre daha çok olduğu çeşitli araştırmalarla gösterilmiştir. Gebelikte özellikle iyot, çinko, B-12 vitamini ve folik asidin yetersiz alımı beyin özürlü çocukların doğumuna neden olur.